Bilim insanları, HIV benzeri bir virüsün vücutta yeniden çoğalmasını engellemeyi hedefleyen deneysel bir antikorun, bir yavru maymunda virüsü 4 yıl boyunca kanda tespit edilemeyecek düzeyde baskıladığını gösterdi.
Nature Microbiology dergisinde yayımlanan çalışmada, ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden bir grup, simian immün yetmezlik virüsü (SIV) ile enfekte olmuş makak maymunlarında yeni bir tedavi yöntemini test etti.
SIV, en az 45 farklı insan dışı primat türünü ve maymunu etkileyen, insanlardaki HIV ile yakın ilişkisi bulunan bir lentivirüstür.
HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), bağışıklık sistemini hedef alarak CD4 adı verilen beyaz kan hücrelerini (T lenfositleri) yok eden bir virüstür.
Araştırmacılar, virüsün çoğalmasını engelleyen ilaçlarla birlikte uygulanan tek doz antikorun bazı hayvanlarda ilaç tedavisi sona erdikten sonra virüsün yeniden ortaya çıkmasını uzun süre engellediğini belirtti. Hayvanlardan birinde ise takip süresince 4 yıl boyunca kanda tespit edilebilir virüse rastlanmadı.
Virüsün gizlendiği hücreler hedef alındı
HIV, bağışıklık sistemi hücrelerine girdiğinde genetik materyalini hücrelerin DNA’sına entegre edebilmekte. Virüs bu hücrelerde uzun süre etkinleşmeden kalabiliyor ve ilaç tedavisi sona erdiğinde yeniden çoğalmaya başlayabiliyor.
Antiretroviral ilaçlar virüsün çoğalmasını kontrol altına alsa da hücrelerde gizli kalan virüs rezervuarlarını tamamen ortadan kaldıramıyor. Virüs üretmeyen enfekte hücreler, bağışıklık sistemi tarafından daha zor tanınmaktadır.
Araştırmada kullanılan deneysel antikor, hücre yüzeyindeki CCR5 adlı proteine ve bağışıklık sisteminin T hücrelerinde yer alan CD3 protein kompleksine bağlanacak şekilde tasarlandı. Bu mekanizma sayesinde T hücrelerinin CCR5 taşıyan hücrelere yönelmesi ve onları hedef alması amaçlandı.
CCR5, HIV ve SIV’nin hücrelere girmek için kullanabildiği proteinlerden biridir. Araştırmacılar bu proteini taşıyan hücreleri hedef alarak hem virüsü barındırabilecek hem de ileride enfekte olabilecek hücrelerin sayısını azaltmayı planladı.
25 yavru maymun üzerinde denendi
Araştırma kapsamında 25 yeni doğan makak maymunu SIV’ye maruz bırakıldı ve bunların 20’sinde enfeksiyon gelişti. Hayvanlara enfeksiyondan bir hafta sonra antiretroviral ilaç tedavisine başlandı.
Hayvanlar üç gruba ayrıldı. İlk gruba yalnızca antiretroviral ilaçlar verildi. İkinci gruba ise bu tedaviye ek olarak tek doz CCR5/CD3 hedefli deneysel antikor uygulandı. Üçüncü gruptaki hayvanlara ise CD4 adlı yüzey proteinini hedefleyen farklı bir antikor verildi.
Antikor uygulaması, ilaç tedavisinin başlangıcından iki gün sonra gerçekleştirildi. Tedavi süreci toplamda 18 hafta sürdü ve ardından kesilerek virüsün yeniden ortaya çıkıp çıkmadığı gözlemlendi.
Sadece yalnızca ilaç tedavisi alan hayvanların tamamında virüs, tedavi sonrasında bir hafta içinde tekrar kanda tespit edildi. Buna karşın CD4 proteinini hedefleyen antikor grubundaki sekiz hayvandan altısında da virüs yedi gün içinde yeniden görüldü.
CCR5/CD3 antikoru verilen bazı hayvanlarda isevirüs tekrar ortaya çıkma süresi çok daha uzun oldu.Dört hayvanda üç aydan fazla süre boyunca kanda tespit edilebilir virüse rastlanmadı.Bunlardan ikisinde virüs sırasıyla 97 ve 173 gün sonra geri döndü. Diğer hayvanda takip yaklaşık 29 haftada sona erene kadar herhangi bir bulguya ulaşılamadı.Kayıt altında tutulan en uzun süreli hayvanda ise bu süreç tam olarak 4 yıla ulaştı.
Virüsün tamamen ortadan kalktığı kanıtlanmadı
Araştırmacılar, uzun süre boyunca virüsü tespit edilmeyen üç hayvanda ek incelemeler gerçekleştirdi. Viral enfeksiyonu kontrol altında tutabilen CD8 T hücrelerinin geçici olarak azaltılması durumunda da viral tekrar meydana gelmediği gözlemlendi.
Ayrıca hayvanların dokularındaki incelemelerde viral genetik materyale rastlanmadı. Lenf düğümlerinden alınan örneklerden bulaşıcı virüs elde etme girişimleri de başarılı olmadı. Bu bulgular vücuttaki viral rezervuarın önemli ölçüde azalmış olabileceğini düşündürmektedir.
Bunun yanı sıra, dört yıl boyunca takip edilen maymundan alınan örnekte düşük seviyede viral RNA sinyali saptandı. Araştırmacılar bu sinyalin bulaşmadan kaynaklanmış olabileceğini kesin olarak dışlayamadı; ancak aynı örnekte viral DNA ya da yine kanda yeniden oluşumuna dair herhangi bir bulgu bulunamadı.
Buna rağmen deneysel antikor henüz insanlar üzerinde test edilmedi. Yöntemin HIV tedavisinde kullanılabilmesi için insanların üzerinde etkinliğinin ve güvenliğinin klinik çalışmalarla kanıtlanması gerekmektedir.